• Psk. Dr. Safir Maner

Demansta Erken Tanıyı Geciktirebilecek Etmenler

Bir önceki blog yazısında, Alzheimer Hastalığında erken tanının neden önemli olduğuna değindim.


Özellikle demans tanıları söz konusu olduğunda, bireylerin sağlık hizmetlerine zamanında başvurmasını geciktiren birçok sosyal ve yapısal etmen bulunmaktadır. Sağlık sistemlerinin örüntüsü, hizmetlerin işleyişi, hizmetlere erişimdeki problemler ve benzeri engeller, hem tanı hem de tedavi ve takip aşamalarında çeşitli zorlukları beraberinde getirebilmektedir.


Bunların yanında bireylerin erken tanıya erişmesini engelleyebilecek birçok psikolojik etmen de bulunmaktadır [1]. Bunlar, bireylerin sağlık hizmetlerine erişmesini geciktirerek, bilişsel işlevleriyle ilgili şikayetlerinin zamanında değerlendirilmesinin önüne geçebilir ve olası bir demans tanısına erken ulaşma şansını ortadan kaldırabilir.





Klinik uygulamada en sık karşılaştığımız ve psikolojiyle ilintili engellerin birkaçını şöyle özetleyebiliriz:


Bilgi Eksikliği Alzheimer Hastalığı gibi demans tablolarında, erken evrelerde karşılaşılabilecek semptomlar ve değişimlerle ilgili yeterli bilgiye sahip olmamak, bireylerin erken bir aşamada yardım almasının önüne geçebilir. Hissedilen veya gözlemlenen semptom ve değişimlerin, önemli ve ciddi bir klinik bulguya işaret edebileceğini bilmeyen bireyler, dolayısıyla sağlık çalışanlarıyla iletişim kurmakta gecikebilir.


İnkar

Demans, bireylerin yaşamını derinden etkileyen ve kabullenmesi hem birey hem de yakınları için zorlayıcı olabilecek bir tanıdır. Zaman zaman bireyler, deneyimledikleri semptomların nörodejeneratif bir hastalığa işaret edebileceği ihtimaliyle yüzleşmekte zorluk yaşayabilir ve semptomlarını inkar ederek ya da başka faktörlerce (örneğin stres veya yaşlanma) açıklamaya çalışarak, sağlık muayenesini geciktirebilir.


Bazen inkar durumunda olan kişi bireyin kendisi değil, ailesi veya yakınları da olabilir. Kişinin şikayetlerini hafife alarak, ya da hissettiği değişimler hakkındaki endişelerini geçiştirerek aileler de bireyin sağlık hizmetlerine erişimini geciktirebilir.


Değişimlerin Farkında Olmamak Bireyler zaman zaman erken evrede deneyimledikleri, ve günlük yaşama ilk aşamada çok etki etmeyen bazı semptomları fark etmeyebilir veya semptomların önemli bir değişime işaret ettiğini düşünmeyebilir.


Özellikle bireyin yalnız yaşadığı, veya günlük yaşamda sıklıkla yakınlarını görmediği durumlarda, bu gibi değişimleri başkalarının gözlemleme şansı da az olabilir. Bu gibi koşullarda bireyin sağlık hizmetlerinden erişimi gecikebilir.


Semptomların Normalleştirilmesi ve Yaş Ayrımcılığı Unutkanlık ve benzeri demans semptomları, zaman zaman yaşlanma sürecinin doğal bir parçası olarak algılanmaktadır. Bu da bireylerdeki bilişsel değişimlerin ve semptomların normalleştirilmesine, kişilerin semptomlarıyla yaşamayı kabullenmesine ve sağlık tetkiklerine başvurmamasına yol açmaktadır.


Artan yaş, demans için bir risk faktörüdür: Bu, yaş arttıkça, demans tanısı alma ihtimalinin yükselmesine işaret eder. Ancak demans, normal yaşlanma süreçlerinin bir parçası değildir. Bilişsel işlevlerde yaşlanmaya bağlı doğal değişimlerin, demansın aksine, kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkilemesi veya fonksiyon kaybına yol açması beklenmez.


Damgalanma ve Ayrımcılıkla Karşılaşma Endişesi Ne yazık ki dünyada ve toplumumuzda demans tanısı alan bireyler çeşitli şekillerde sosyal damgalamaya ve ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Demans tanısı alan bireyler, zaman zaman çevrelerindeki kişilerin tavır ve tutumlarının olumsuz yönde değiştiğini dile getirmektedir. Çocuklaştırma, küçümseme, olumsuz yaklaşımlar, yanlış bilgilere dayanarak yapılan varsayımlar ve acıma gibi tutumlar, demans tanısı alan bireylerin var olan sosyal ilişkilerini zedeler [2].


Damgalayıcı ve ayrımcılık içeren tavırlar, demansta ilişkilerin kalitesinde azalmaya ve tanı alan bireylerin sosyal çevrelerinden uzaklaşmasına neden olur. Olası bir tanı sonrasında bu gibi deneyimlerin yaşanabileceğinden endişe eden bireyler, özellikle bizimki gibi küçük toplumlarda, sağlık hizmetlerine zamanında başvurmayabilir ve bu da tanı alma sürecini geciktirebilir.


Engelleri Aşabilmek

Alzheimer Hastalığı gibi nörodejeneratif bir süreci içeren demans tanıları, bireylerin ve yakınlarının yaşamını derinden etkiler. Hastalık sürecinde kademeli olarak ciddi değişimlerin yaşanması, her anlamda zorlayıcı deneyimler anlamına gelebilmektedir.


Kalıcı ve kökten bir tedavisi henüz olmasa da, hastalık süresince olabildiğince kaliteli bir yaşam sürdürmek birçok kişi ve sevdikleri için büyük önem taşır. Erken tanı, bu yaşam kalitesini desteklemek ve tanıya olabildiğince iyi uyum sağlayabilmek açısından önemlidir.


Erken tanıya erişimi engelleyen etmenlerin ortadan kaldırılabilmesi, hem bireysel hem toplumsal değişimlerle mümkün olabilir. Bireyleri bilgilendirecek, farkındalığı artıracak, tanı-sonrası destek sağlayacak sağlık girişimlerin yanında, toplumda ne yazık ki karşılık bulan yaşlı ayrımcılığı, damgalama tutumları ve ihmal davranışlarının da değişmesi gerekir. Bunun olması için hepimize görev düşmektedir. Bir başlangıç noktası olarak, toplumumuzda yaşlı haklarını gündeme taşıyan Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği’nin bir yazısına dikkatinizi çekmek isterim (Yazıya buradan ulaşabilirsiniz).


Bilişsel işlevlerinizde bir bozulma hissediyorsanız, ancak doktora gitmek konusunda çekinceleriniz varsa veya demansa işaret edebilecek bir tanı almaktan endişe ediyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Şikayetlerinizi ve endişelerinizi yargılamadan sizi dinlemeye, nöropsikolojik ihtiyaçlarınızı anlamaya, bilişsel işlevler ve demans hakkında sizinle konuşmaya, bilgi sunmaya ve sizi en doğru sağlık çalışanlarına yönlendirmeye hazırız.


Demans, toplumumuzda ve dünyada birçok kişi için ciddi bir endişe kaynağıdır. Bu olguyu yok saymak veya inkar etmek yerine, bilgilenmek ve tanı alan bireyleri destekleyerek yaşamlarını mümkün olan en kaliteli şekilde sürdürmelerini sağlamak, demansa karşı elimizdeki en yapıcı seçenektir. Yalnız değilsiniz!


Referanslar:

[1]: Parker, M., Barlow, S., Hoe, J., & Aitken, L. (2020). Persistent barriers and facilitators to seeking help for a dementia diagnosis: a systematic review of 30 years of the perspectives of carers and people with dementia. International psychogeriatrics, 32(5), 611-634.

[2]: Nguyen, T., & Li, X. (2020). Understanding public-stigma and self-stigma in the context of dementia: A systematic review of the global literature. Dementia, 19(2), 148-181.

Photo by Sai Balaji Varma Gadhiraju on Unsplash